15 Mart 2022 Salı
İmam-ı Şafii (rahimehullah)’dan hikmetli sözler
-İnsanları tamamen razı ve memnun etmek çok zordur. Bir kimsenin bütün insanları kendinden hoşnut etmesi mümkün değildir. Bunun için kul, daima Rabbini razı ve memnun etmeye bakmalı, ihlas sahibi olmalıdır.
-İlmi, kibirlenmek, kendini büyük görmek için isteyenlerden hiçbiri felah bulmuş değildir. Ama ilmi tevazu için, âlimlere ve insanlara hizmet için isteyen, elbette felah bulur, kurtulur.
-Biri İmam-ı Şafii’den nasihat isteyince buyurdu ki: “Senden daha çok malı ve parası olan kimseyi kıskanma. O malına ve parasına hasretle ölür. İbadeti ve taatı çok olan kimselere gıpta et. Yaşayanlar da sonunda ölecekleri için, onların dünyalıklarına özenmeğe değmez.
-Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Mademki böyledir, o halde Allahü teâlâya itaat edenlerle beraber bulun, onları sev.
-İlim, ezber edilen şey değil, ezber edilen şeyden temin edilen faydadır.
– Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Asbabının yolunda olmayanı havada uçar görsem, yine doğruluğunu kabul etmem.
-Herkese akıllı denmez. Akıllı kimse, kendisini her türlü kötülükten koruyandır.
-Kalbine ilahi bir nur penceresinin açılmasını isteyen şu dört şeyi yapsın:
1- Günün belli bir vaktinde yalnız kalsın ve huzura dalsın.
2- Midesini pek fazla doyurmasın.
3- Sefih kimselerle düşüp kalkmağı bıraksın, kötü kimselerle düşüp kalkmasın.
4- İlimleriyle yalnız dünyalık arzu eden kimselere yaklaşmasın.
-Dünyayı ve Yaratanını bir arada sevdiğini söyleyen kimse yalancıdır.
-Hiç bir vakit yoktur ki, ilim mütalaası, hüzün ve kederi yok etmesin, ilmi mütalaa, kalbin en ince ve en gizli noktalarını harekete geçirir, insanda yüce duygular uyandırır.
-Sadık dost, arkadaşının hüzün ve sevinçte ortağı olandır.
-İki kişinin, darıldıktan sonra birbirinin ayıplarını ortaya çıkarması, münafıklık alametidir.
-Haksız sözleri tasdik eden, dalkavuk ve ikiyüzlüdür.
-Sadık dost, arkadaşının ayıplarını görünce ihtar eder, ifşa etmez.
-İbret almak istersen, hata sahibi kişilerin akıbetlerine bak da kalbini topla.
-Dünya sevgisi ile Allah sevgisini bir arada toplarım iddiasında bulunmak, yalandır.
-Âlimlerin güzelliği, nefslerini ıslah etmeleridir, ilmin süsü, şüpheli şeylerden sakınmak, yumuşak olup, sertlik göstermemektir.
-Dünya işlerinde bir darlığa ve sıkıntıya düşen kimse, ibadete yönelmelidir.
-Gururlanıp böbürlenmek, adi ve bayağı kimselerin vasfıdır.
-Hizmet edene, hizmet edilir.
-Dostlar ile yapılan sohbetten sevimli bir hareket yoktur. Dostların ayrılığı kadar da gam ve keder veren şey yoktur.
-İlmi sevmeyende hayır yoktur. Böyle kimselerle dostluk ve bağlılığını kes. Çünkü ilim kalblerin hayatı, gözlerin aydınlığıdır.
-Sadık dost ve halis kimya az bulunur, hiç arama.
-Bütün düşmanlıkların aslı, kötü kimseler ile dostluk etmek ve onlara iyilik yapmaktır.
-İlim öğrenmek, nafile ibadetten üstündür.
-Kendini bilmeyene ilim öğreten, ilmin hakkını zayi etmiş olur. Layık olandan ilmi esirgeyen de, zulmetmiş olur.
-Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)den sonra insanların en üstünü Hz. Ebu Bekir, sonra Hz. Ömer, sonra Hz. Osman, sonra Hz. Ali’dir. (radıyallahü anhüm)
-İlim öğrenmek için üç şart vardır: Hocanın maharetli, talebenin zeki olması ve uzun zaman.
-İlim iki kısımdır; birincisi ilm-i edyan, (nakli ilimler), din bilgileri, ikincisi ilm-i ebdan (akli ilimler) fen bilgileridir.
-Kimin düşüncesi, arzusu, maksadı yemek içmek (dünya) ise; kıymeti, bağırsaklarından çıkardığı kazurat kadardır.
-Dünyada en huzursuz kimse, kalbinde hased ve kin taşıyanlardır.
-Başkalarını senin yanında çekiştiren, senin bulunmadığın yerde de seni çekiştirir.
-Kanaatkâr olmak, rahatlığa kavuşturur.
-Sırrını saklamasını bilen, işinin hâkimidir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder