17 Mart 2022 Perşembe

EĞİTİMDE HOŞGÖRÜ Osmanlının son dönemlerinde eğitim mektepli, medreseli diye ikiye ayrılmış. Mektepliler kendi eğitimlerinin daha üstün olduğunu ileri sürerek medreseli öğrencileri küçümserler. Aynı durum medreseli öğrenciler içinde geçerlidir. Tartışmalar sürer gider. Bir ara medrese öğrencilerinden biri tahtaya نُورٌ عَلٰى نُورٍۜ yazar. Tabii yazı harekesizdir. Mektep talebelerine döner ve hadi şu metni okuyun der. Mektep talebeleri metne bakar ve “Ne var Ali ne var” diye okurlar. Medrese talebeleri bu duruma çok gülerler ve “bir ayeti dahi harekesiz okuyamıyorsunuz” diye alay ederler. Buna içerleyen mektep talebeleri de tahtaya آناطولی واپوری yazarlar. Medrese talebelerinden okumasını isterler. Onlarda ”Enê tûlî ve apûrî” diye okurlar. Bu defa mektep talebeleri gülerler. “Anadolu vapuru”nu nasıl da güzel okudunuz diye alay ederler. Demek ki, her eğitimin kendine göre artısı ve eksisi vardır. Hoşgörü esas olmalı.

Hiç yorum yok: