17 Mart 2022 Perşembe
Bekri Mustafa, o zamanlar yoksul bir mahalle olan Kadırga’da Küçük Ayasofya Caminin önünden geçmektedir... O sırada musallada bir tabut vardır, fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur.
Cemaatin, beklemekten canı sıkılır ve başında kavuğu, sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafa’yı “hoca” zannederek namazı kıldırmasını söylerler.
Bekri Mustafa “Yok, ben hoca değilim” dese de, dinlemezler ve zorla öne geçirirler.
Bekri Mustafa namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar.
Cemaat, ölüye ne söylediğini merak eder.
Bekri Mustafa gülerek cevaplar: Merhuma dedim ki;
- “Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Senden önce oraya gidenler buraları merak ederler ve bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Ayasofya’ya imam oldu dersin. Onlar durumu anlar...” dedim der.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder