5 Mart 2022 Cumartesi
BAĞDAT BAĞDAT OLALI BÖYLE VALİ GÖRMEDİ
Zamanın behrinde Bağdat valisi bir karar çıkarmış. Savaşlar sebebiyle azalan erkek nüfustan dolayı kadınların koca bulamama tehlikesine karşı her erkeğin ikinci bir hanımla evliliğini zorunlu hale getiren bir karar yayınlamış. Bu karar tellallar vasıtasıyla bütün Bağdat'ta duyurulmuş. Bu fermana uymayanların cezası da asılmakmış. Valinin yanında çalışan memurlardan biri de akşam eve gelince durumu hanımına izah etmiş.
- “Şayet emre karşı gelirsem kelle gider.”
Hanım:
- “Olsun kocacığım şehit olursun” demiş.
Adam:
- “Ben şehit olurum ama sen de dul, çocuklarda yetim kalır,gel sen bu işe he de”
Hanım önce razı gelmemiş ama bakmış ki çare yok,
- “Eh! Ne yapalım el-mahkûm, Ama mahallenin öte yanında yaşı geçkince, topal bir hanım var onunla evleneceksin.”
Anlayacağınız formalite evlilik. Fakat yine de evlilik. Tabi hazırlıklar yapılmış, yemekler yenmiş, nikâh kıyılmış, haliyle gerdek gecesi de olmuş. Sabah olunca bizim taze gelin topallaya topallaya odadan çıkmış, salonun ortasına gelip durmuş, bir elini beline koyup demiş ki:
- “Bağdat Bağdat olalı böyle vali görmedi.”
4 Mart 2022 Cuma
İblis bir gün Hz. İsa’ya,
-“Sen demiyor musun, Allah’ın yazdığından başkası başına gelmez?” diye sormuş. Hz. İsa,
-“Evet” demiş. Bunun üzerine İblis,
-“Öyleyse kendini şu dağın tepesinden at! Şayet Allah kurtuluşunu takdir etmişse kurtulursun” demiş.
Hz. İsa, şu cevabı vermiş:
-“Ey mel’un! Allah’ın kullarını imtihan etme hakkı vardır; kulların ise Rablerini sınama hakkı yoktur”
(Maverdi, Edebü’d-dünya ve’d-Din, s. 39).
Büyüklerin cevabı, cevapların büyüğüdür.
Mahkeme-i kübrâda;
1. Dosyalar gizli olmaz.
وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَاباً يَلْقٰيهُ مَنْشُوراً
Kıyamet gününde insana, açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız.
(İsra 13)
2) Mahkeme sıkı güvenlik tedbirleriyle cereyan eder.
وَجَٓاءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَعَهَا سَٓائِقٌ وَشَه۪يدٌ
Her şahıs, yanında bir sürüp götüren görevli, bir de tanıkla gelir.
(Kâf 21.)
3- Haksızlık mümkün değil
وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبٖيدِ
"Senin rabbin kullarına asla haksızlık etmez." (Fussilet 46)
4- Avukat olmayacak
اِقْرَأْ كِتَابَكَؕ كَفٰى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسٖيباًؕ
"Oku şimdi kitabını! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter!"
(İsra 14)
5- Torpil ve rüşvet yok.
يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ
" Allah’a temiz bir kalple gelenler dışında malın da çocukların da fayda vermeyeceği gün"
(Şuarâ 88)
ÜÇLÜ FİLTRE TESTİ
Bir gün bir tanıdığı büyük filozof Sokrates’e rastladı ve dedi ki, “Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?”
“Bir dakika bekle” diye cevap verdi Sokrates. “Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna ‘Üçlü Filtre Testi’ deniyor…”
“Üçlü Filtre?”
“Doğru,” diye devam etti Sokrates. “Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir.
Birinci filtre “Gerçek Filtresi”:
Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçeği yansıttığından emin misin?”
“Hayır,” dedi bir süre duraklayan adam… “Aslında bunu sadece duydum ve…”
“Tamam,” dedi Sokrates. “Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun.
Şimdi ikinci filtreyi deneyelim;
“İyilik Filtresi”: Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?”
“Hayır, tam tersi…”
“Öyleyse,” diye devam etti Sokrates. “Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.
“İşe Yararlılık Filtresi”: Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?”
“Hayır, gerçekten pek işine yaramayabilir…”
“İyi,” dedi Sokrates derin bir nefesin ardından. “Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı bir şey de değilse bana niye söyleyesin ki?”
Yakın ve sevdiğiniz herhangi bir arkadaşınız hakkında başıboş konuşmalar duyduğunuz her sefer bu üç filtre testini kullanınız. Hem ilişkinizi, hem saygınlığınızı korumanız için faydalı bir yoldur.
3 Mart 2022 Perşembe
BİR GENCİN YAŞADIKLARI VE BEKARLARA TAVSİYELERİ
Yaşım 30’a yaklaşınca ailem ve akrabalarım “Daha ne zaman evleneceksin” baskılarını arttırdılar. Sürekli olarak bir tanıdık kız tavsiyeleri vardı.Sonunda yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle, biriyle görüşmeye karar verdim. Bir akşam arkadaşım, benimle görüştürmek istediği hanımefendi hep birlikte dışarıda çıktık. Sakin efendi bir kızdı. Kafalarımız ilk dakikadan itibaren uyuştu.Sonrasında 6 ay kadar birbirimizi tanıma fırsatı bulduk
Evlenme fikri iyiden iyiye kafamda yerleşti. Ailelerimizde hemen hemen aynıydı. Ortalama geliri olan mütevazı yaşan insanlardı.
Evlilik konuları açıldığında kendisinden önce evlenen arkadaşlarının nasıl evlilik teklifleri aldıklarından bahsediyor, her detayını uzun uzun anlatıyordu.
Sürprizler, organizasyonlar, balonlar, lüks restoranlar, pahalı tektaş yüzükler vs. vs… aslında bir çoğu romantik filmlerdeki ya da dizilerdekinin aynısıydı. Muhtemelen kendisi de böyle şeyler bekliyordu.Sonuçta böyle şeyler ÖMÜRDE BİR KERE yapılan şeylerdi.
Kendimi hazırlamıştım o akşamki yemekte evlilik teklif edecektim. Lüks bir restorandan rezervasyon yaptım. Tektaş yüzük aldım. Kıyafet ayakkabı vs… hazırlandım gittim.Yemekten sonra onun beklediği şekilde dizimin üzerine çöküp evlilik teklif ettim. Filmlerdeki, dizilerdeki gibi… Kabul etti. İkimizde çok mutluyduk. Tabi bu gecenin bana maliyeti yaklaşık 3 Bin TL oldu.
Konu haliyle kız isteme, nişan, düğün bölümüne gelmişti.Kız isteme için günü kararlaştırdık. Ailemle birlikte gittik. Bu işlerden çok ta anlamadığım için kız arkadaşım bana yapılması gerekenleri söylüyor bende ne lazımsa alıyordum.
Kız istemeye giderken bir çiçek bir çikolata devri maalesef kapanmış.Özel gümüş gondol içerisinde en kaliteli ve en pahalı çikolatalardan almak, en büyük çiçeği yaptırmak gerekiyormuş…
E kız istenirken damat şık olması gerekiyor malum… takım elbiselerimiz çiçek çikolata derken 2 Bin lira da bu bölümde masraf ettik.Kahvelerimizi içtik aile büyükleri kızı istedi… Malum durumlar. Gecenin sonunda çok mutluyduk.
Nişan günü belirlendi hazırlıklar başladı. Salon, kuaför, hediyeler, bohçalar, yüzükler, elbiseler, fotoğrafçı vs. derken 6 Bin TL masraf ettik.Yakın akrabalar ve arkadaşlarımızın katılımıyla güzel bir gece oldu.
“Olsundu mutluluğumuz için her şeye değerdi. Ömürde bir kere oluyordu sonuçta.”
Şimdi sıra kına ve düğündeydi. Mütevazı bir semtten evimizi tuttuk.Fakat ne o evi doldurmak için ne de düğün masrafları için ikimizin ailesinde de para yoktu.
Kendi birikimimi de evlilik teklifi nişan vs derken bitirmiştim. Ailemin birikimi de ancak takılara yetecekti. Ailelerimizi yormamak adına kendimiz kredi çekmeye karar verdik.80 Bin TL kredi çektik. Evlendikten sonra takılan takılarla bir kısmını kapatıp gerisini de taksitle ödeyecektik.
Evimiz için alışverişe çıkmaya başladık. Mobilya, halı, perde, beyaz eşyalar, halılar vs derken 36 Bin TL harcadık. “Olsundu mutluluğumuz için her şeye değerdi.Ömürde bir kere oluyordu sonuçta.”
Bu arada düğün salonunu bulduk, alyans, davetiyeler, nikah şekerleri, gelinlik, damatlık, düğün albümü çekimleri, saçı makyajı, yakın akrabalar hediyeler, bahşişler, çiçekler vs derken elimizde kalan paranın 30 Binini de böyle harcadık.Düğünden sonra balayı tatili olmazsa olmazdı. İyi bir acenteden balayı için tatil satın aldık. 5 Binde orada gitmişti.
Düğünden bir gün önce kına gecemiz vardı. Yine aynı prosedürler burada da işledi. Salon, kıyafet vs. vs. 9 Bin TL maliyetle kına gecemizi de yaptık.Düğünümüz tamda eşimin istediği gibi oldu. Arkadaşları ne yaptıysa bizde yapmıştık. Kimseden eksik kalmadık çok şükür (!)
Düğün balayı tatili vs. bitti. Acı gerçeklerle yüzleşmeye başladık. Toplamda 90 Binin üzerinde masraf yapmıştık.Benim ailemin aldığı 20 Binlik takı ve eşimin ailesinin aldığı hediyeler hariç!
Çektiğimiz kredinin bir bölümünü takılarla kapattık. Geri kalanını da taksitle 2 yıldır ödüyoruz. İkimiz çalışmamıza rağmen birimizin maaşı krediye gidiyor.Diğerimizin maaşı da evin ihtiyaçları, kira vs derken ucu ucuna yetiyor. Bazı aylar onu da yapamıyoruz. Bu maddi sıkıntılar yüzünden eşimle kavga ediyor. Birbirimizin kalbini kırıyoruz.
“Mutluluğumuz için her şeye değer” derken, meğerse mutsuz olmak her şeyi yapmışız.Sonradan düşündükçe anlıyor insan, evlilik teklifi için lüks restorant ve en gösterişlisinden tektaş yüzük olmasa olmaz mıydı acaba?
Kız isteme bölümünde en lüks çikolata ve çiçek yerine orta halli olsa olmaz mıydı?Ev için aldığımız misafir odası, misafir yemek takımı, misafir masası, en lüksünden beyaz eşyalar, koltuk fiyatına küçücük sehpalar olmasa olmaz mıydı?
Kına gecemizi böyle şaşalı değil de daha mütevazi yapsak hatta balo gecemizin içinde olsa olmaz mıydı?Düğünümüzü daha uygun fiyatlı bir salonda yapsak, o gelinlik yerine diğerini alsak, o beyaz smokin yerine daha uygun fiyatlı başka takım elbise alsak, hatta o en bilinen markadan olmayıverse…
Olmazdı? O zaman sosyal medyada düğününün her detayını paylaşanlardan, arkadaşlarından Fatma Teyzenin kızının düğününden, İbrahim Amcagilin düğününden eksik kalırdık. Nasılda ayıplarlardı bizi, küçümserlerdi belkide…
Velhasıl 2 yıldır çektiğimizi bir biz biliyoruz…"Sözde” mutlu olmak için ömrümüzün ve evliliğimizin en güzel 2 yılını 3 saatlik bir düğün için harcadık.
Borcumuz ne zaman bitecek belli değil. En güzel düğün bizimki olsun diye daha kaç yılımızı kavgalarla heba edeceğimiz belli değil.Sen sen ol bekar kardeşim, yapma! “Mutlu olmak için evlen” borç ödemek için değil. Ömrünün en güzel yıllarını bankalara ipotek etme.Düğünde hediye ettiğin süslü ponponlu şekerlerin unutulur, ama maddi sıkıntı durumunda eşine söylediğin en küçük söz yıllarca yara olarak kalır!.
FİL SÛRESİ
Bak sana fil suresini anlatacağım. Minik minik kuşların kocaman filleri nasıl yendiğini anlatan sureyi.
Şu hayatta kendini ne zaman kuş gibi küçük ve savunmasız hissedersen hemen o sureyi hatırla...
Bizde büyük ya da güçlü olan kazanmaz...
Allah (cc) kimin yanındaysa o kazanır.
Bizde imkânsız diye bir şey yoktur.
KÜN FE YEKÜN vardır!!!
Çünkü Allah (cc) ol der olur.
Biz de Allah isterse kuşlar filleri yener.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)